Heybeliada’ya Bahar Gelmiş…

heybeliada mart 2014 026

heybeliada mart 2014 031

heybeliada mart 2014 034

Arkadaşlar Heybeliada’ya gidelim dediğinde duraksadım ve hemen muhalefete geçtim. ‘’Ada denilince Büyükada’ya gidilmeli bunun konuşulacak bir tarafı olduğunu bile düşünmem’’ dedim. E ne de olsa çocukluğum orada geçmiş. Hatıralarım dört bir yana saçılmış.

Arkadaşlar atıldılar: ’’İşte neymiş efendim değişiklik iyiymiş, Heybeliada daha huzurluymuş, beğenmezsem bir dahaki sefere de Büyükada’ya gidilirmiş dediler dediler’’ ve kendimi Heybeliada’ya giden katamaran’da buldurdular…

Adaya ayak basar basmaz önce bitki çayı içmek ve çörek otlu börek yemek için onların bildiği kafeye doğru gittik. Kafe’de otururken adanın temiz havası, kuşların cıvıltısı, yanımdan geçen at arabası, bisikletin zil sesi, martı çığlığı yavaş yavaş beni şehrin karmaşasından uzaklaştırmaya başladı. E hadi dedik oturmaya mı geldik ve çamların arasında yürüyüş yapmaya başladık. Bayağı turlaya turlaya, dura dinlene, eski evlere baka baka, birbirimize çocukluk anılarımızı anlata anlata yürüdük. Ve nihayetinde o çam kokusu, etrafa serpişmiş papatyalar bana bir mutluluk hissi vermeye başladı. Ve ada kahkahalarımla çınlamaya başladı…

Sonra gene acıktık, mangal mı yapsak, sahilde meze mi yapsak dedik ve meze kazandı… Deniz kenarında teyzenin yemeklerini elcikleriyle yaptığı bir lokantaya kurulduk. Hayatımda ilk kez enginar içli dolması yedim. Birkaç değişik meze daha verdi. Valla teyze patentini almalı, hem lezzetli hem görülmemişti…

Sonra yemekleri sindirmek için, çiçeklerin ve ağaçların arasında bir yürüyüş daha yaptık ve dönüş saatini beklemek üzere sahile indik. Hadi dedik bir tavla turnuvası şimdi iyi gider. Bir elim de açık çayım diğer elimde zarım başladım oynamaya… Saya saya rakibimi bıktırdığım için de masadan hiç kalkmadım, geleni gideni yendimJ

Katamaranın saati gelince de yanaklarım güneşten yanmış, bacaklarım yürüyüşten hafif yorgun, midem yemeklerden pek mutlu bir şekilde eve döndümJ)

Yazının özü: Heybeliada’ya gidin…

Sağlıcakla,

Tuzla’da bir falcı kadın varmış, her şeyi biliyormuş” deyince herkes kulak kesiliyor.

“Tuzla’da bir falcı kadın varmış, her şeyi biliyormuş” deyince herkes kulak kesiliyor.
“Hayatını sen yaratıyorsun.” deyince kimse kulak asmıyor. “Sen ne yaratacaksan falcı kadın onu söyleyecek.” diyeyim bari.
Özlem Ruhsal Şifa Hatipoğlu

20 Dk Yürüyüşten Sonra Beyin!

Aşağıdaki resim, Illinois Üniversitesi doktoru Chuck Hillman tarafından çekilen bir MR görüntüsü…

Soldaki resim, beynin hareketsiz bir oturuştan sonraki görüntüsü

Sağdaki resim ise, 20 dakikalık bir yürüyüşten sonraki görüntüsü…

Görüldüğü üzere yürüyüş beyin aktivitesini hatırı sayılı derecede artırıyor ve hareketliliğin olduğu bölge genellikle mutlulukla ilişkilendiriliyor.

2009 yılında İsveç’te yapılan araştırmalar da kalp atışlarını hızlandıran egzersizlerin beyin gücünü artırdığını kanıtlamıştı.

Aynı şekilde 2011′de ABD’de yaşlılar üzerinde 1 yıl süreyle yapılan deneylerde;

kalp atışlarını belli bir ritimde tutarak günde 40 dakika yürüyüş yapan kişilerde beyindeki hiokampüsün büyüyüp, hafızanın arttığı;

pasif gruptakilerde ise hipokampüsün küçüldüğü gözlemlendi.

İşte size beyninizi geliştirmek için basit bir çözüm,

Bol bol yürüyün ve egzersiz yapın:))

Kaynak: fw mail

SON SÖZ: KİMYASALLARI SOLUMAYA SON MU?

 

 

MUHTEŞEM;

Yazin sivrisineklerle başınız dertte mi? Bebek veya akvaryum nedeniyle sivrisinek ilacı kullanamıyorsunuz?! Sorun değil! Yeşil limonu ortadan ikiye bölün ve karanfilleri üstüne batırın. Bu yeşil ”bombayı” cam kenarına koymanız yeterli olacaktır. Ayrıca odanıza güzel koku da verecektir, Herkesin öğrenmesi için LÜTFEN Paylaşabilirsiniz.. TEŞEKKÜRLER…

SON SÖZ: KİMYASALLARI SOLUMAYA SON MU?

her şey süreç, her şey pırıltı, her şey akış, her şey farkındalık, her an sonsuzluk, aşk ve bütünlüktür.

 

Yaşamı bilmeyen, öğrenmeyen, yaşamın içinde bir damla olup, kulaç kulaç, dip dip yüzmeyen biri için çok şey yanlış, çok şey hata, çok şey pişmanlıktır.
Yaşamı bilen, bilmek isteyen, öğrenen ve gerçek manada yaşayan insanlar içinse, her şey süreç, her şey pırıltı, her şey akış, her şey farkındalık, her an sonsuzluk, aşk ve bütünlüktür.
Hangisini mi seçmeli insan…Bir düşünelim…;-)))

Ebru Özturk

Burçların İllallah Dedirten Özellikleri…

 

KOÇ BURCU

Ego tatminine en çok ihtiyaç duyan burç işte. Bay ukala, ya da bayan buz. En önde olacağım diye yapmayacağı yoktur. Yatakta, aşkta, işte, güçte en bencil burçtur. Karşısındakini kırdığını da en anlamayan burç. Kolay kolay da beğenmez. Asla af dilemez. Onlara kalsa dünyada herkes aptal, bir kendisi akıllı! Millete öğütler verir, ukalalık taslar. Önüne yemek koysan beğenmez. Allah düşmanların başına vermesin!
Ben bilirim gerisi boş,
İstiyorsan peşimden koş.
Emir almam, ben veririm,
Önderiyim bu feleğin… 

BOĞA BURCU

;
Hımbıl şey ne olacak. Kafası her şeye kolay kolay basmaz. Ağırkanlıdır. Biraz da mankafadır. Harekete geçmesi için arkasından hep birilerinin itmesi gerekir. Bir söyleneni bir kerede asla anlayamaz, 10 kere tekrarlamak gerekir.
Tek dileğim vardır,
Bolca para, zengin sofra,
Çok bir şey mi istediğim,
Güvencemdir bunlar benim… 

İKİZLER BURCU

durmakta fayda var. İkiyüzlü, riyakar, yalancı. Çenesi de öyle düşüktür ki, esir aldı mı, yanarsın. Ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor…
Zekam parlak, dilim oynak,
Her konuya elim kıvrak,
Sıkıntıya hiç gelemem,
Bir de karar verebilsem!…

YENGEÇ BURCU

Yengeçler sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan, son derece yapmacık tiplerdir. Ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyin. Tembeldir, bi iş yapıcam diye aklı çıkar. Saftır da biraz. Sahtedir ve kolay kandırılır, yani salak. Bu arada akıl hastanelerindekilerin yüzde 90′ının yengeç burcu olduğu söyleniyor, haberiniz ola!
Tezcanlıyım, duygusalım,
Dokunsalar akar yaşım,
Annem, babam, cocuklarım,
Ben onlarsız ne yaparım… 

ASLAN BURCU

Evet küçük aslancık, sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, millet senle ne dalga geçiyor, haberin yok! Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmiş zavallı aslan parçası, sen en iyisi kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım….
Ben yarattım bu dünyayı,
Bir de dönse etrafımda!.
Her dediğim hemen olsun,
Zenginlik ve ün beni bulsun… 

BAŞAK BURCU

;
Ayrıntılar arasında kaybolur. Hayatı ayrıntı. Bir de titizdir ki, yarar insanı. Hastalıktan ödü patlar. Düzenli, tertipli olacak diye rahat batar. Ama onun her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete cinnet geçirmektedir aynı zamanda. Dili de acayip sivridir. Soğuk, ruhsuz tipin tekidir.
Yazdım, çizdim, notlar aldım,
Her bir şeyi ayarladım,
Yoktur bende bozuk, yamuk,
Mükemmeli ben yaşattım… 

TERAZİ BURCU

Çok pis sanatçı ruhludur. O nedenle de apayrı saçma salak bi boyutta yaşar. Böyle aklı bir karış havada gezen bu insanın bir iş bulması da pek muhtemel değildir, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezer. Güzel olacağım diye kendini yırtar. Bir haltı beceremez. Aklı bi karış havadadır. Dengesizin tekidir.
Ben müziksiz yaşayamam,
Hele sevmeden hiç duramam.
Danışsam da her konuda,
Bildiğimden şaşmam asla… 

YAY BURCU

Her şeyin iyi tarafını gören şen şakrak bir tiptir. Yeteneksizliğini de başka türlü örtemez. Şahsiyetsizdir. İşsiz güçsüz
insanlar bu burçtan çıkar. Aptal da denilebilir. İşi gücü aylak aylak gezmektir. Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir. Zaten seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat…
Maceradan, maceraya,
Koşmak asıl işim benim
Toplarım hep ilim, irfan,
Bilgeliktir şanım benim… 

AKREP BURCU

Adı üstünde, akrep gibi sokar adamı. İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Kıskançlık krizlerine girer. Aşkta, yatakta, işte, ilişkilerde hayvansıdır. Duygusuzun tekidir. Çoğu akrebin eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiği de duyulmuştur.
En güçlü şüphesiz benim,
Herkesi ezip geçerim.
Hele bana ters yapanı,
Doğduğuna pişman ederim…
 

OĞLAK BURCU

En duygusuz burçtur. Duvar gibidir. Tepkisizdir. Aşırı maddiyatçıdır. Cimridir. Tutucudur ve risk almaktan kaçar. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafa bakınca, hangi kayda değer insanın oğlak burcundan çıktığı görülmüş ki?
Cimrilik mi, benimkisi?
Hesabını bilmek gerek.
Günler aylar düşünürüm
Kararlarım şaşmaz benim… 

KOVA BURCU

Güya çok atak biridir, bir şeyi elde etmek için her türlü yalanı söyler, ama yalanı bile beceremez. Menfaatçilerin menfaatçisidir. Kendini beğenmiştir. İnsanların arkasından çok konuşur. Dedikoducudur. Çıkarı için yapmayacağı şey yoktur.
Taklitçiliği hiç sevmem,
İstesem de beceremem,
Orijinaldir fikirlerim,
Takip edilecek olan benim…
 

BALIK BURCU

Balık işte, adı üstünde, eşittir alık. Akılsızın tekidir, vur kafasına, al ekmeğini ağzından. Maaşallah hayalgücü pek gelişmiştir. Sürekli FBI’dan ya da CIA’den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne kafayı yeme raddesine gelen
balık çoktur. Söyleyecek pek bişi yok. Çünkü cibiliyetsiz ve en zeka yoksunu burç balıktır.
Bir dünyam var, sırça saray,
Dokunursan kırılırım,
Ben gelemem gerçeklere,
Avunurum hayallerle…Kaynak: Hurriyet astroloji